4. İzmir Uluslararası Akdeniz Sinemaları Buluşması
4. İzmir Uluslararası Akdeniz Sinemaları Buluşması, 26–30 Kasım 2025 tarihleri arasında Fransız Kültür Merkezi ve İtalyan Kültür Merkezi (Casa Italia) salonlarında gerçekleşti. Önceki yıllara kıyasla film sayısı bu yıl dokuzla sınırlandırıldı; buna karşın tüm filmlerin sunumları yönetmenler ve ortak yapım temsilcileri tarafından yapılarak izleyici–sanatçı buluşması güçlendirildi. Bu yılın festival afişi Cansu Uzun Gün tarafından tasarlandı.
Açılış, 2025 Belgesel Oscar’ının sahibi Filistin yapımı “Gidecek Yer Yok” (No Other Land) ile yapıldı. Programda; Marakeş Film Festivali Büyük Ödüllü Tunus yapımı “Vadedilmiş Gökyüzü” (Promis le ciel), İtalyan animasyon yönetmeni Giuseppe Squilacci’nin “Liberato’nun Sırrı”, İsveç’in Oscar adayı olan Tarık Saleh imzalı “Cumhuriyetin Kartalları”, Lübnanlı yönetmen Cyril Aris’in çok uluslu yapımı “Üzgün ve Güzel Bir Dünya”, Orhan Eskiköy’ün “Ev” filmi ve Tunç Davut’un Tarsus’ta çektiği “Kesilmiş Bir Ağaç Gibi” yer aldı. Gösterimlerin ardından yönetmenler ve yapımcılar seyircinin sorularını yanıtladı.
Festival kapsamında İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) işbirliğiyle 2025 Akdeniz Ortak Yapım Atölyesi düzenlendi. Fransız ve İtalyan Kültür Merkezlerinde gerçekleşen oturumlara festival konuklarının yanı sıra İzmirli yönetmenler Tahsin İncirci ve Tuğrul Sarıkaya da katıldı.
Her yıl olduğu gibi, Fransız Sinemateki’nin kurucusu İzmirli sinema tarihçisi Henri Langlois anısına verilen MEDCINE İzmir Henri Langlois Ödülü, bu yıl Tunuslu–Fransız yönetmen Erige Sehiri’ye takdim edildi.
Festival, 30 Kasım’daki kapanışta Casa Italia’da Orhan Eskiköy’ün “Ev” filmi ile Mario Martone’nin Cannes ana yarışmasında ilgi gören “Fuori” (Dışarı) filminin gösterimleriyle sona erdi. “Fuori”nun başrol oyuncusu Valeria Golino’nun İtalyan Sinema Gazetecileri tarafından 2025’in En İyi Kadın Oyuncusu seçilmesi, gösterime ayrı bir önem kattı.
Akdeniz’in politik yaralarını, kültürel çeşitliliğini, göç hikâyelerini ve dayanışma mirasını merkezine alan festival; sinemanın hafıza, ortak yaşam ve direnç dili olduğuna bir kez daha dikkat çekti.